GEZİLECEK YERLER

 

AFYONKARAHİSAR FRİG VADİLERİ GEZİLECEK YERLER

DOĞAL GÜZELLİKLER

Frig Vadisi’nin Seydiler, Karakaya, Döğer, Çatağıl ve Sarıcaova yerleşim yerleri yakınlarında Kapadokya bölgesinde ki gibi peri bacaları ve benzer doğal oluşumlar bulunmaktadır. Bu oluşumlar, tüflü  toprak dokusunun rüzgar, yağmur gibi doğal etkenlerle aşınması veya oyulması ile oluşmuştur. Peri bacalarının yanında, vadide yer alan göller, yaylalar ve ormanlar da peri bacaları ile bütünleşerek doğa harikaları oluşturmaktadır.

FRİG AÇIK HAVA TAPINAKLARI

Kaya Anıtları ve Sunaklar

Kaya anıtları ve sunaklar, Afyonkarahisar Bölgesi’nde Friglerden günümüze kalan önemli eserlerdir. Ayazini, Göynüş Vadisi ve Döğer çevresinde yaygın olarak görülen bu eserlerin tarihi, M.Ö. VII. Yüzyılın sonlarına kadar uzanmaktadır. Aslantaş, Maltaş, Kumcaboğaz, Kapıkaya ve Aslankaya anıtları başlıca örnekleri arasındadır. Ana tanrıça Kübele Frigler zamanında bereket ve doğa tanrıçası olarak tapınılmıştır ve Friglere ait kaya anıtları ve sunaklar da ana tanrıça Kübele’ye ithafen yapılan anıtlardır. Bu anıtlarda aslan motifleri de görülmektedir çünkü aslan ana tanrıça Kübele’nin koruyucusu olarak kabul edilmiştir.

ASLANKAYA

İhsaniye İlçesi, Döğer Kasabası Emre Gölü yakında bulunan Aslankaya, yüksek bir kaya kütlesinin güney yüzü dikey düzeltilerek oluşturulmuş, üçgen çatılı bir tapınak cephesidir. Üçgen çatının kiriş boşluklarında karşılıklı iki sfenks (insan başlı kanatlı aslan), ana cephede niş içinde ayakta duran iki aslan arasında Kübele bulunmaktadır. Ana cephe geometrik desenli kabartmalarla süslüdür. Anıt’ın iki yan yüzü de düzeltilerek, kuzey yanına kükremiş ve ayakta duran, başı yıpranmış bir aslan kabartması yapılmıştır. M.Ö. VII. Yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır.

KAPIKAYA 1

İhsaniye ilçesi, Döğer Kasabası ile Üçlerkayası Köyü arasında bulunan Kapıkaya 1 Tapınağının M.Ö. VII. Yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. Tek parça bir kayanın doğu yüzü ve yanları dikey düzeltilerek üçgen çatılı bir tapınak cephesi yapılmıştır. Cephe ortasındaki niş içinde, ayakta Tanrıça Kübele, kabartma olarak işlenmiştir. Kabartmanın altına kayadan oyma, dört basamak merdiven yapılmıştır.

KAPIKAYA 2

İkinci Kapıkaya Tapınağı aynı bölgede Üçlerkayası Köyü ve Bayramaliler Köyüne doğru uzanan kayların ve çam ormanlarının arasındadır. Üst kısmı ermiş bir kaya parçasının batı yüzü dikey düzeltilerek yapılmış bir tapınak cephesidir. Kayanın yapısı gevşek olduğu için üstteki üçgen çatı bölümü ermiştir. Ön yüzde süslü iki bölüm arasında bir niş açılmış içine Tanrıça Kübele’nin ayakta duran kabartması yapılmıştır. Anıtın önünde dini törenler için bir sahanlık bulunmaktadır. M.Ö. VII. Yüzyıldayapıldığı sanılmaktadır.

MALTAŞ

İhsaniye İlçesi, Kayıhan Kasabası sınırları içerisinde, Göynüş Vadisinde bulunmaktadır. Birbirine yakın Aslantaş ve Yılantaş anıtlarından yaklaşık 500 m uzaklıktadır. Günümüzde büyük bir bölümü toprağa gömülü durumdadır. Cephesi üçgen çatılı olup, toprak altında kalan bölümünde mihrabı bulunan Kübele açık hava tapınağıdır. Sol üst kenarında ise, dikey yazıt bulunmaktadır. Tapınağın arka bölümünde ise, derin kuyu biçiminde kayaya oyulmuş çukurcuk vardır. M.Ö. VII. Yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır.

GÖYNÜŞ VADİSİ KAYIHAN /İHSANİYE

Afyonkarahisar ili, İhsaniye İlçesi, Kayıhan Kasabası sınırlarında olup, Afyonkarahisar-Eskişehir karayolunun 32. Km’sinde batıya doğru 2 km gidilerek ulaşılan tür arazi içinde 5-6 m yüksekliğe ulaşan dik kaya blokları arasında Göynüş (Köhnüş) vadisidir.

Kutsal olarak bilinen vadi içerisinde Aslantaş, Yılantaş adıyla biline 2 anıtsal mezar odası, Maltaş olarak adlandırılan Kübele açık hav tapınağı ve vadi boyunca kayalara oyulmuş olarak yapılan onlarca Frig kaya mezarları ve anıtları bulunmaktadır.

ÖRENYERİ DÖĞER / İHSANİYE

İhsaniye İlçesine 12 km uzaklıktaki Döğer Kasabası Frigler döneminden beri yerleşim yeri olarak kullanılmıştır. Aslankaya, Kapıkaya1 ve Kapıkaya 2, Tanrıça Kübele adına yapılmış kaya anıtları ile Asar ve Eski Döğer’de Frig yerleşim yerleri vardır. Roma ve Bizans dönemine ait kaya yerleşim ve mezar odaları ile kiliseler çevrede oldukça çok görülmektedir. Sulu n, Memeç, Alacaasma, Urukmş 1 ve 2 (Karamusa), Nallıhan ve Kırkmerdiven kaya yerleşim yerleri belli başlı olanlardır.

KAYA MEZARLARI

Vadide Frig, Roma ve Bizans dönemlerine ait çok sayıda kaya mezarları yer almaktadır. Bunlar arasında Friglerden kalma Aslantaş ve Yılantaş en önemlileridir. Friglere ait kaya mezarlarına da rastlanmaktadır.

ASLANTAŞ

İhsaniye İlçesi, Kayıhan Beldesi sınırları içerisinde yer alan Göynüş Vadisinde bulunmaktadır. Afyonkarahisar-Eskişehir devlet karayolunun 36. Km’sinden sola sapılarak kısa sürede ulaşılır. Frig dönemine ait Aslantaş kaya mezar odasının ön yüzündeki kapı boşluğunun her iki yanında ayağa kalkmış, iki heybetli aslan ve ayakları altında birer yavru aslan bulunmaktadır. Kapı üstünde hayat ağacını andıran kütle ve bunun üstünde her iki yana uzanmış kanatlı güneş kursu, kabartma olarak yapılmıştır. Mezar odası, hafif tonoz tavanlı, sol tarafta ölüyü yatırmak için kline (sedir) bulunmaktadır. Aslantaş’ın önemli bir Frig kralının mezarı olduğu ve M.Ö. VII. Yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır.

YILANTAŞ

Aslantaş’ın batısında aynı kayalıkların devamında bulunmaktadır. Anıt parçalandığı için üçgen tavan kirişleri görülmektedir. Anıt’ın dış tarafında bir aslan kabartması ile bir ayak kabartması günümüze kadar gelebilmiştir. Kapıda, Medusa başlı yılan kabartması ve iki yanında mızraklarıyla yılana saldıran iki savaşçı bulunmakta ise de bugün ters dönen kayanın altında kaldığından görülmemektedir. M.Ö. VII. Yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır.

SELİMİYE (SARIÇAYIR) KAYA YERLEŞİMLERİ

İscehisar İlçesine bağlı Sarıçayır köyünün çevresinde bulunan kayalıklardan Bizans döneminde kayaya oyma aile ve tek mezar odaları, mezar tekneleri ve barınaklar yapılmıştır. Yüzeyi kabartma ve bezemelerle süslenmiş olan mezarlara kimlere ait olduklarını belirten kırmızı boyayla yazılar yazılmıştır.

KAYA YERLEŞİMLERİ

Kaya yerleşimleri, kaya kütlelerinin doğal etkenler veya insanlar tarafından oyularak yerleşim yeri olarak kullanılması sonucu oluşmuştur. Frig Vadisi sınırları içerisinde Ayazini Siti, Kuzin Kaya Yerleşimi, İnpazarcık Arkeolojik Sit Alanı, Sulu İn Kayalığı, Ornaş Kayalıkları, Selimiye Kayalıkları, Tomsu Kaya yerleşimi ve Seydiler gibi kayaların oyulmasıyla yapılan evler yerleşim yeri olarak kullanılmıştır. Genellikle odalar arasında dar ve alçal geçitler bulunmaktadır. Bazı yerleşimler kayalara oyulmuş merdivenlere sahiptir.

Kırkinler (Kaya Yerleşimi) Seydiler- İscehisar

Afyonkarahisar-Ankara karayolunun 32. Km’de bulunun Kırkinler Kayalığı; Bizans çağında yapılmış, yerleşim yeri, kilise, şapel ve mezar olarak kullanılmış kaya kütleleri vardır. Kırkinler kayalığının, Frig döneminde de kullanıldığı kaya üzerindeki izlerden anlaşılmaktadır.

Ağın KAYALIKLARI (Ağın Yaylası)

İscehisar İlçesi’nin Karakaya ve Olukpınar köyleri arasında bulunan Ağın Dağı’nın güneydoğu yamaçlarında, Ağınönü mevkiindedir. 50-60 metre yüksekliğe varan yalçın kayalıklarda, Geç Roma ve Bizans dönemine ait kaya yerleşimleri, mezar odaları, sarnıç, kilise, üst bölümlere çıkmak için merdivenler ile dar uzun koridorla bulunmaktadır.

Çatağıl Ornaş Kayalıkları

İscehisar İlçsi’ne bağlı Çatağıl Köyü girişindeki ormanlık arazi içinde bulunmaktadır. Ornaş Kayalıklarının bulunduğu çevrede Geç Roma ve Bizans dönemine ait kaya yerleşimleri, kaya mezarları, değişik boyutlarda peri bacaları bulunmaktadır.

AYAZİNİ ÖRENYERİ (METROPOLİS) AYAZİNİ-İHSANİYE

Afyonkarahisar-Eskişehir karayolunun 27. Km’den sağa doğru 4.7 km daha gidilerek ulaşılan Ayazini Kasabasının Frigler döneminden beri yerleşim yeri olarak kullanıldığı bilinmektedir. Roma ve Bizans dönemlerine ait ve tek kişilik kaya mezar odaları, Bizans dönemine ait kiliseler ve kaya yerleşimleri arazinin bu tür bir yerleşime elverişli olması nedeniyle oyularak bulunmaktadır.

BAYRAMALİLER KALESİ

İhsaniye İlçesi’ne bağlı Bayramaliler Köyü’nün kuzey doğusunda, Sarıcaova Köyü’ne giden yolun sağ tarafındadır. Bizans döneminde Leonto Kefal adlı bir yerleşim yeridir. Doğal bir tepe düzlüğüne yapılmış, surlarla çevrili önemli bir kaledir. Kale’nin içinde çok sayıda yapılara ait temel kalıntıları, tepenin eteklerinde ise kaleyle bağlantıları olan kaya yerleşimleri mevcuttur. Önemli bir savunma merkezi olduğu anlaşılmaktadır.

 AVDALAZ KALESİ

Ayazini Kasabasının 2 km kuzey batısındadır. Tüf kayaya oyulmuş çok katlı ve çok odalı sarnıçlı bir kaya kütlesi olup Bizans döneminde yapılmış ve yerleşim yeri olarak kullanılmıştır.

SEYDİLER KALESİ

İscehisar İlçesi, Seydiler Kasabası içinde bulunan kale ile Afyonkarahisar- Ankara karayolunun 32. Km’sinde bulunan Kırkinler kayaşığı Bizans döneminde yapılmıştır. İçerisinde yerleşim yeri, kilise, şapel ve mezar olarak kullanılmış kaya kütleleri vardır. Kırkinler kayalığının, Frig döneminde de kullanıldığı kaya üzerindeki izlerden anlaşılmaktadır.

DEMİRLİ KALESİ TAPINAĞI

İhsaniye İlçesi Demirli Köyüne yakın bir yerdedir. Tapınak, Demirli Kalesinin orta kısmına yapılmıştır. Kayaya oyularak yapılmış basamakların üstünde Kübele koltuğu veya mihrabı bulunmaktadır.

CAMİLER, TEKKELER, TÜRBELER

Frig Vadisi’nde, Roma ve Bizans döneminden sonra Türk egemenliğinin başlaması ile İslami eserler görülmektedir. Cami, türbe ve tekkelerden oluşan bu eserler, Roma ve Bizans döneminden kalma kilise ve şapellerle birlikte vadide yer alan kültürel çeşitliliği simgelemektedir.

Seyid Hasan Bin Basri Türbesi-Seydiler/İhsaniye

Anadolu Selçukluları döneminde Anadolu’ya gelen Habip ve bilginlerden olup Seydiler İncesu Köyüne gelerek kuduz hastalığının tedavisi üzerine zaviye kurmuş ve bu zaviye günümüze kadar canlılığını sürdürmüştür. Ölümünden sonra zaviye yanındaki türbe bölümüne gömülmüştür. 19. Yüzyılda bugünkü cami ve türbe yeniden yapılmıştır.

KARACAAHMET SULTAN TÜRBESİ

İhsaniye İlçesi, Karacaahmet kasabasındaki camiye bitişik olan türbe içinde, Karacaahmet ve müridlerine ait mezar yerleri (merkadler) bulunmaktadır. Karacaahmet hakkında fazla bilgimiz yoksa da Horasan erlerinden bir halk tabibi olduğu ve kurduğu tekkede akıl hastalarının iyileştirildiği söylenmektedir.

MANASTIRLAR, KİLİSELER, ŞAPELLER

Frig Vadisi’nde çok sayıda kayaya oyularak yapılmış manastır, kilise ve şapel (küçük kilse) bulunmaktadır. Selimiye’de İbrahim İnleri’ndeki manastır, Ayazini’deki Oyma Kilise, Seydiler Kırkinler Kilisesi, Böcü İnleri’ndeki kiliseler ve Yedikapılar Manastırı bunlardan bazılarıdır. Ayrıca vadinin tamamında çok sayıda şapel yer almaktadır.

 

KÜTAHYA FRİG VADİLERİ GEZİLECEK YERLER

AHMETOLUĞU KÖYÜ-YENİCE ÇİFTLİĞİ YERLEŞİMİ

Eski bir yanardağ olan Türkmen Dağının tüfleri ile örtülü olan Frig yaylaları, çok eski çağlardan beri çeşitli kavimler tarafından tercih edilmiş ve iskân görmüştür. Volkan tüfünün kolaylıkla işlenebilir kayaç olması, bölgenin en eski halklarından birisi olan Friglerin bunları oyma ve yontma yoluyla çeşitli amaçlarla kullanmalarını sağlamıştır.

Vadi  M.Ö. 900-600 yılları arasında Frigler, daha sonra Roma ve Bizans zamanında iskan görmüş ve kullanılmıştır.

Kütahya-Eskişehir karayolunun 15.km sinden sağa dönünce  Ahmetoluğu Köyüne bağlı Yenice çiftliği yerleşimine varılır. Çiftlik evlerinin bitiminde tarla arasından ulaşılan bir yolla küçük bir vadiye ulaşılır. Burada kayalıklar içerisine oyulmuş mekanlara ulaşmak için merdivenler bulunmaktadır. Geç Roma -Hristiyanlık döneminde bu kayalık alan yerleşim olarak kullanılmıştır. Bu alanda mezar odaları, sarnıçlar, ambarlar yer alır.

Yenice çiftliğindeki bu yerleşim alanı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığınca 1.derece arkeolojik ve doğal sit alanı olarak tescil ve ilan edilmiştir.

SABUNCUPINAR KÖYÜ -KOCATAŞ TEPE YERLEŞİMİ

Eski bir yanardağ olan Türkmen Dağının tüfleri ile örtülü olan Frig yaylaları, çok eski çağlardan beri çeşitli kavimler tarafından tercih edilmiş ve iskân görmüştür. Volkan tüfünün kolaylıkla işlenebilir kayaç olması, bölgenin en eski halklarından birisi olan Friglerin bunları oyma ve yontma yoluyla çeşitli amaçlarla kullanmalarını sağlamıştır.

Vadi  M.Ö. 900-600 yılları arasında Frigler, daha sonra Roma’lılar ve Bizans’lılar zamanında iskan görmüş ve kullanılmıştır.

Sabuncupınar Köyüne girmeden yolun solunda yer alan Kocataş Tepe mevkiinde kayalara oyularak işlenmiş yerleşim yerleri yer almaktadır.

Sabuncupınar’daki Kocataş Tepe mevkiindeki yerleşim T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığınca 1.derece arkeolojik ve doğal sit alanı olarak tescil ve ilan edilmiştir.

SABUNCUPINAR KÖYÜ ARNAVUTİNİ YERLEŞİMİ

Eski bir yanardağ olan Türkmen Dağının tüfleri ile örtülü olan Frig yaylaları, çok eski çağlardan beri çeşitli kavimler tarafından tercih edilmiş ve iskân görmüştür. Volkan tüfünün kolaylıkla işlenebilir kayaç olması, bölgenin en eski halklarından birisi olan Friglerin bunları oyma ve yontma yoluyla çeşitli amaçlarla kullanmalarını sağlamıştır.

Vadi  M.Ö. 900-600 yılları arasında Frigler, daha sonra Roma’lılar ve Bizans’lılar zamanında iskan görmüş ve kullanılmıştır.

Sabuncupınar köyünün doğusunda görülen Arnavutini Mevkiinde kayalara oyularak işlenmiş yerleşim yerleri ve  mezar odaları yer almaktadır.

Sabuncupınar’daki Arnavutini yerleşimi T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığınca 1.derece arkeolojik ve doğal sit alanı olarak tescil ve ilan edilmiştir.

SABUNCUPINAR KÖYÜ ESKİ ASKERLİK ŞUBESİ BİNASI

Mülkiyeti İl Özel İdaresine  olan bina 20.y.y’ın ikinci yarısında yapılmıştır. Bir zamanlar nahiye olan Sabuncupınar’daki bu bina sonradan kullanılmaz olmuş, 2009 yılında İl Özel İdaresince onarımı yaptırılmıştır.

Zemin + 1 katlı olup, çatısı Marsilya kiremit örtülüdür. Binada köşelerde ve düşey silmelerde ahşap kullanılmıştır. Geniş tutulan saçağın altı ahşap kaplanmıştır.

Sabuncupınar’daki Askerlik Şubesi Binası  T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığınca askeri yapı niteliğinde anıtsal kültür varlığı olarak tescil ve ilan edilmiştir

SABUNCUPINAR KÖYÜ GAR BİNASI

Mülkiyeti D.D.Y. aittir. Bina 20.y.y’da yapılmıştır İki katlıdır. Kütahya-Eskişehir Demiryolu üzerindedir.

Sabuncupınar merkezindeki Gar Binası T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığınca korunması gerekli anıtsal kültür varlığı olarak tescil ve ilan edilmiştir

 FINDIK KÖYÜ  YERLEŞİMİ VE KALESİ

Eski bir yanardağ olan Türkmen dağının tüfleri ile örtülü olan Frig yaylaları, çok eski çağlardan beri çeşitli kavimler tarafından tercih edilmiş ve iskan görmüştür. Volkan tüfünün kolaylıkla işlenebilir kayaç olması, bölgenin en eski halklarından birisi olan friglerin bunları oyma ve yontma yoluyla çeşitli amaçlarla kullanmalarını sağlamıştır.

Vadi  M.Ö. 900-600 yılları arasında Frigler, daha sonra Roma’lılar ve Bizans’lılar zamanında iskan görmüş ve kullanılmıştır.

Kütahya-Eskişehir Karayolundan sağa Sabuncupınar yoluna girilir. Sabuncupınar’ın içinden demiryolu geçilerek 3km sonra Fındık köyüne varılır.

Fındık köyü çevresinde, kayalara el ile oyularak işlenmiş mezar odaları, samanlık ve barınak olarak kullanılan mekanlar, sarnıçlar ve ambarlar, sığınma ve barınma amaçlı kullanılmış yerleşim yerleri görülebilir. Köyün kenarındaki hakim tepede bulunan Kale,  yerleşim amaçlı olarak kullanılmıştır. Kalede oda yerleri, sarnıçlar ve sur duvarlarına ait yatak izleri,kale giriş merdivenleri görülebilir.

Fındık Köyünde Kale ve çevresi T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığınca 1.derece arkeolojik ve doğal sit alanı olarak tescil ve ilan edilmiştir.

DOĞULUŞAH KÖYÜ -ASARKAYA TEPE YERLEŞİMİ

 Eski bir yanardağ olan Türkmen Dağının tüfleri ile örtülü olan Frigya yaylaları, çok eski çağlardan beri çeşitli kavimler tarafından tercih edilmiş ve iskan görmüştür. Volkan tüfünün kolaylıkla işlenebilir kayaç olması, bölgenin en eski halklarından birisi olan Friglerin bunları oyma ve yontma yoluyla çeşitli amaçlarla kullanmalarını sağlamıştır.

Vadi M.Ö. 900-600 yılları arasında Frigler, daha sonra Roma’lılar ve Bizans’lılar zamanında iskan görmüş ve kullanılmıştır.

Sabuncupınar’dan Doğuluşah Köyüne giden yolun solunda yer alan kayalık alanda el ile oyularak işlenmiş yerleşim yerleri, mezar odaları  yer almaktadır.

Asarkaya Tepe yerleşimi T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığınca 1.derece arkeolojik sit alanı olarak tescil ve ilan edilmiştir.

SÖKMEN KÖYÜ YERLEŞİMİ

Eski bir yanardağ olan Türkmen Dağının tüfleri ile örtülü olan Frigya yaylaları, çok eski çağlardan beri çeşitli kavimler tarafından tercih edilmiş ve iskan görmüştür. Volkan tüfünün kolaylıkla işlenebilir kayaç olması, bölgenin en eski halklarından birisi olan Friglerin bunları oyma ve yontma yoluyla çeşitli amaçlarla kullanmalarını sağlamıştır.

Vadi M.Ö. 900-600 yılları arasında Frigler, daha sonra Roma’lılar ve Bizans’lılar zamanında iskan görmüş ve kullanılmıştır.

Doğuluşah Köyünden İnli Köyüne giden yolun 2.km sinden sağa dönüldüğünde 2 km sonra Sökmen Köyüne girildiğinde köy mezarlığının sağında bulunan yerleşim yeridir. Bu alanda Roma ve Bizans dönemine ait mezarlar, yerleşimler, hayvan ağılları yer alır.Yer yer tahribata uğramıştır.Bir mezarda duvarda haç ve üzerinde Hz.İsa kabartması hala seçilebilmektedir.

Sökmen Köyündeki bu alan  T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığınca 1.derece arkeolojik ve doğal sit alanı olarak tescil ve ilan edilmiştir.

İNLİ KÖYÜ YERLEŞİMİ VE ŞAPELİ

 Eski bir yanardağ olan Türkmen Dağının tüfleri ile örtülü olan Frigya yaylaları, çok eski çağlardan beri çeşitli kavimler tarafından tercih edilmiş ve iskan görmüştür. Volkan tüfünün kolaylıkla işlenebilir kayaç olması, bölgenin en eski halklarından birisi olan Friglerin bunları oyma ve yontma yoluyla çeşitli amaçlarla kullanmalarını sağlamıştır.

Vadi M.Ö. 900-600 yılları arasında Frigler, daha sonra Roma’lılar ve Bizans’lılar zamanında iskan görmüş ve kullanılmıştır.

Doğuluşah Köyünden İnli Köyüne girildiğinde köyün şimdiki yerleşiminde ve çevresinde Bizans dönemi kaya mezarları ile köyün alt kısmındaki yolun sağında bulunan kayalara oyulmuş çok sayıda yerleşim yer almaktadır. Köy halkı tarafından hala kullanılmaktadır. Şapel kubbeli olup iç kısmında bölmeler vardır. Doğal tahribata uğramıştır. Bizans dönemi halkı tarafından ibadet mekanı olarak kullanılmıştır.

İnli Köyündeki yerleşim T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığınca 1.derece arkeolojik ve doğal sit alanı olarak tescil ve ilan edilmiştir.

OVACIK KÖYÜ -İNLİCE MAHALLESİ YERLEŞİMİ VE NEKROPOLÜ

 Eski bir yanardağ olan Türkmen Dağının tüfleri ile örtülü olan Frigya yaylaları, çok eski çağlardan beri çeşitli kavimler tarafından tercih edilmiş ve iskân görmüştür. Volkan tüfünün kolaylıkla işlenebilir kayaç olması, bölgenin en eski halklarından birisi olan Friglerin bunları oyma ve yontma yoluyla çeşitli amaçlarla kullanmalarını sağlamıştır.

Bölge M.Ö. 900-600 yılları arasında Frigler, daha sonra Roma’lılar ve Bizans’lılar zamanında iskan görmüş ve kullanılmıştır.

Kütahya Merkeze 55 km uzaklıktadır. Eskişehir –Kırka maden yolu üzerinde Kütahya, Eskişehir ,Afyonkarahisar İllerinin kesiştiği noktadadır. Ovacık Köyünün İnlice Mahallesindedir.

Ovacık-İnli  Mahallesinde  kayalara el ile oyularak işlenmiş mezar odaları, samanlık ve depo olarak kullanılan antik mekanlar, sarnıçlar, ambarlar, sığınma ve barınma amaçlı kullanılmış  mağara ve mezarlar  yer almaktadır.. Buradaki tekli ve çiftli şapel’de fresk izleri hala görülmektedir.

Ayrıca kök boya ile yazılmış Bizans döneminden kalma yazılar şapel girişindedir. Bölgemizde bulunan bu tarihi mekanlar zamanın ve tabiat şartlarının tahribine maruz kalmaktadır. Burada bulunan Deliktaş ve Penteser kaleleri, savunma ve sığınma amaçlı olup Deliktaş kalesinde girişten sonra koridorlardan geçerek katlardan aşağı inilebilmekte ve odalardan birbirlerine geçilebilmektedir.

Ovacık Köyü İnli Mahallesindeki bulunan alan  T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığınca 1.derece arkeolojik ve doğal sit alanı olarak tescil ve ilan edilmiştir.

 

ESKİŞEHİR FRİG VADİLERİ GEZİLECEK YERLER

 

YAZILIKAYA 

Yazılıkaya Vadisi’nin güney ucunda, Yazılıkaya Köyü’nün hemen batısında yer alır. Yüksek ve sarp tüf kayalardan oluşmuş Yazılıkaya platosunun üzerinde kurulmuştur. Vadiye batıdan ve kuzeyden ulaşan yolları kontrol altında tutan, daha yüksekte konumlanmış Akpara Kale, Pişmiş Kale, Gökgöz Kale ve Kocabaş Kale tarafından koruma altına alınmış bir yerleşmedir. Uzunluğu 650 m, genişliği 320 m’dir. Vadi taban seviyesinden yüksekliği 60-70 m kadardır. Frig döneminde şehrin surla çevrili olduğu düşünülür. Günümüzde sur bedenine ait yerinde korunmuş tek bir taş dahi yoktur. Ancak, yerleşmeyi doğal bir sur gibi çevreleyen kayaların belirli noktalarında basamak şeklinde kesilmiş temel yuvaları izlenir. Bu yuvalar kimi yerde birden fazla tahkimat olduğunu düşündürür. Şehrin ana girişi doğu yöndedir. Ana kayaya açılan rampalı yol Kral Yolu olarak bilinir. Rampa boyunca yolu sınırlandıran kaya kütleleri üzerine figüratif kabartmalar işlenmiştir. Şehrin yayılım alanı içinde, plato üzerinde ana kayadan yontulmuş anıtsal ölçekli basamaklı sunaklar girişleri platodan başlayan, kaya merdivenleriyle inilen tonoz örtülü iki kaya tüneli ve güneybatı yönde alt terastaki anıtsal kaya sarnıçları en önemli yapıları oluşturur. Yerleşmeyi çevreleyen yüksek ve sarp volkanik kayalarda ise anıtsal ölçekli fasad, basamaklı atlar/sunak ve nişlerden oluşan çok sayıda kült yapısı ve oda mezarlar yer alır. Burası, çok sayıda ve en anıtsal dini anıtlarla donatılarak ayrıcalıklı bir konuma yükseltilmiştir. Bu durum, Midas Şehri’nin adeta bölgenin dini metropolü olduğunu ve Frigler tarafından kutsal kent olarak büyük bir saygı duyulduğunu gösterir. Frigler için başkent Gordion devletin en güçlü politik merkezi, Midas Şehri de krallığın başlangıcından itibaren en önemli dinsel merkezdir. Krallığın siyasi olarak yıkılmasından sonra da Midas Şehri terk edilmemiş, Hellenistik ve Roma dönemlerinde Frig kaya yapıları bazı ilave ve değişikliklerle kullanılmaya devam etmiştir. Dünya Kültürel ve Doğal Mirası listesine dahil edilmek üzere aday gösterilmesi uygun görülen Yazılıkaya ören yeri dünyada eşi ve benzeri bulunmayan anıt yapılarıyla her türlü olumsuz dış etkilere karşı inatla direnmektedir.

 

MİDAS ANITI (Tarihin Sır Vermediği Anıt )

Frig kaya fasadlarının en görkemli örneğidir. Midas Şehri platosunun kuzeydoğu eteğinde, öne doğru çıkıntı yapan kaya kütlesi üzerinde yer alır. İlk olarak 1800 yılında W. M. Leake ve arkadaşları tarafından incelenerek kabataslak çizimi yapılmıştır. G. Koehler ‘e ait bu çizim, birçok hata ve eksikliklerine rağmen, Frig fasadlarının genel görünüşü hakkında fikir veren ilk çizim olması nedeniyle özel bir yere sahiptir. 1834’de Ch. Texier, anıtı inceleyerek gravürünü yapmıştır. Bu, anıtın aslına uygun ve tüm görkemini yansıtan ilk ve tek gravürdür. Anıtın sol üst kısmında, düzleştirilmiş ana kaya üzerindeki Frigçe yazıtta geçen Midai kelimesinden dolayı anıta bu ad verilmiştir. Yöre halkı ise üzerindeki yazıtlar nedeni ile anıtı, Yazılıkaya olarak adlandırmıştır. Günümüzde her iki isim de kullanılır. Doğuya bakan anıt 17.00 m yüksekliğinde, 16.50 m genişliğindedir. Yerden yüksekliği, 1.20-1.80 m’dir. Tepe akroteri karşılıklı iki daire parçasından oluşur. Alınlık ve cephe duvarı geometrik motiflerden oluşan zengin bir bezeme ile süslüdür. Anıtın merkezinde kapıyı simgeleyen büyük bir niş yer alır. Burası dini törenler sırasında içine tanrıça Matar’ın heykelinin yerleştirildiği en kutsal bölümdür. Anıtın üzerinde Frigce yazıtlar vardır. Birinci yazıt, anıtın sol üst kısmında, düzleştirilmiş ana kaya üzerine kazınmıştır.

11.00 m. uzunluğundadır. Burada kral Midas’ın ismi okunmaktadır. İkinci yazıt, sağ yan çerçeve üzerindedir. Bezeme ile çerçeve kenarı arasında kalan boşluğa yanlamasına soldan sağa doğru yazılmıştır. 4.75 m. uzunluğundadır. Baba sözcüğü ilginçtir. Okunabilmekle birlikte anlamları kesin olarak çözülemeyen bu yazıtlardan birincisi konum itibarıyla anıtın tümü ile ilgilidir. İkincisi ise daha özeldir. Ayrıca, nişi çevreleyen ikinci çerçevenin her iki yanında ve nişin sağındaki bezemenin alt kısmında çıplak gözle güçlükle seçilebilen birkaç Frigçe kelime vardır. Bunlar oldukça kaba ve yüzeysel olarak kazınmıştır. Bunlarda Ana Tanrıça Matar’ın adının geçmesi önemlidir. Anıtın solundaki nişin içinde bulunan yazıt, nişin sol duvarından başlar, arka duvarı ve sağ duvarı üzerinde devam eder. 4.45 m. uzunluğundadır.

1936 ve 1937 yıllarında, anıtın önünde arkeolojik kazılar yapılmıştır. Ana kayanın üzerinde yer yer 3.00 m. kalınlığa ulaşan dolgu toprağın altından kuzeye doğru meyilli bir avlu (17.00 m. X 19.00 m.), hemen güneyinde sütunlu bir galeriye ait ana kayaya oyulmuş düzgün bir taban ile 4 adet sütun kaidesi gün ışığına çıkartılmıştır Doğu-batı doğrultusunda uzanan galeri, batı yönde büyük nişle sınırlanmaktadır. Araştırmacılar, burada, bir anıtsal fasad, üzeri açık bir avlu ve bir sütunlu galeriden meydana gelen, Ana Tanrıça Matar’a adanmış büyük bir açık hava kült kompleksi bulunduğu görüşünde birleşmektedir.

Cephesi doğuya bakan bu kült anıtta üç yazıt bulunuyor.

BİRİNCİ YAZIT: Alınlığın sol üst kısmında, düzleştirilmiş ana kaya üzerinde yer almaktadır. Alınlığın sol köşe hizasından başlayarak akrotlere doğru kavisli bir şekilde soldan sağa doğru yazılmıştır. 11 m. uzunluğundadır. Harf boyları 0.45 m. – 0.40 m.’dir. Yazıtta Ates ve Midai sözcükleri de görülmektedir.

İKİNCİ YAZIT: Anıtın sağ yan çerçevesi üzerindedir. Soldan sağa doğru yazılmıştır. 4.75 m. uzunluğundadır. Harf boyları 0.25 m.’dir.

ÜÇÜNCÜ YAZIT: Anıtın solundaki nişin içinde bulunan yazıt, nişin sol duvarından başlar, arka duvarı ve sağ duvarı üzerinde devam eder. 4.45 m. uzunluğundadır. Harf boyları 0.40 – 0.45 m.’dir.

 

BİTMEMİŞ ANIT

Midas Şehri platosunun batı eteklerinde, Midas Anıtı’nın 200 m kadar güney batısındadır. Mimari elemanların boyutlarındaki orantısızlık anıtın planlandığı gibi bitirilemeden bırakıldığını gösterir. Bu nedenle Bitmemiş Anıt adı verilmiştir. Küçük Yazılıkaya olarak da bilinir. Yüksekliği 7 m, genişliği 10 m’dir. Akroterli, üçgen alınlıklıdır. Alınlık pervazları kabartma baklava motifleri ile bezelidir. Çatı orta dikmesinin her ki yanında kabartma iki pencere yer alır. Alınlığın altındaki geniş friz kabartma tomurcuk ve palmet motiflerinden oluşan zengin bir bezemeye sahiptir. Dikdörtgen cephe duvarı kalın bir çerçeve ile çevrelenmiştir. Üst çerçeve düzgün aralıklarla yan yana yerleştirilmiş kare panolardan oluşan bezeme dizisi ile bezenmiştir.

 

AREYASTİS ANITI(Küçük Yazlıkaya)

Yazılıkaya Köyü’nün 1.7 km kuzeyinde, Çatalkaya – Yazılıkaya yolunun batısında, yola yaklaşık 130 m uzaklıktaki kayalardan biri üzerindedir. Tam karşısında, yolun doğusunda sarp kaya platoları üzerinde Frig kaleleri Gökgöz Kale ve Pişmiş Kale bulunur. Anıta tepe akroterinin sağında bulunan Frigçe yazıtta okunan “Areyastin” kelimesinden dolayı bu isim verilmiştir. Yörede Hasanbey Kayası olarak da bilinir. Anıtsal fasadların günümüze en sağlam durumda kalanıdır. 5.50 m yüksekliğinde, 4.20 m genişliğindedir. Çatısı üçgen alınlıklı olup tepe akroteri ile taçlandırılmıştır. Alınlıkta çatı orta dikmesinin her iki yanında kabartma birer pencere yer alır. Kareye yakın dikdörtgen cephe duvarı kabartma iki çerçeve ile çevrilmiştir. Çerçeveler, düzgün aralıklarla yerleştirilen kare panolardan oluşan bezeme dizisi ile bezenmiştir. Cephe duvarını alınlığa yakın üst kısmında küçük bir niş vardır. Anıt üzerinde üç adet Frigçe yazıt bulunur. Birinci yazıt frizin sol başından başlayarak akroterin sağında ve solunda devam eder. 7 m uzunluğundadır. İkinci yazıt, anıtın üst kısmında, ana kayadadır. 8 m uzunluğundadır. Üçüncü yazıt, doğal çerçevenin yan yüzünde, yukarıdan aşağıya doğru yanlamasına kayaya kazınmıştır ve 3 m uzunluğundadır. Yazıtların hepsi iyi okunabilmekle birlikte anlamı bilinmemektedir.

AKPARA KALE:

Çukurca Köyü’nün hemen güneydoğusunda yükselen kayalık platonun güneydoğu kesiminde yer alır. Bir Frig kalesidir. Doğu yönde yer alan anıtsal girişine bu yöndeki kaya basamaklarıyla ulaşılır. Kale içinde ana kayaya oyulmuş mekanlar ve silo çukurları bulunur. Eteklerinde Roma ve Bizans dönemlerine ait kaya mezarları vardır.

GÖKGÖZ KALE:

Frig döneminde Pişmiş Kale’nin ileri karakoludur. Girişi batıdandır. Plato üzerinde kayaya oyulmuş niş, sarnıç ve basamaklar yer alır.

 

PİŞMİŞ KALE: 

Frig döneminde Pişmiş Kale’nin ileri karakoludur. Girişi batıdandır. Plato üzerinde kayaya oyulmuş niş, sarnıç ve basamaklar yer alır.

KOCABAŞ KALE:

Yüksek kayalık plato üzerinde geniş mekan temelleri, silo ve sarnıç olarak kullanılmış çukurlar vardır.

HAMAMKAYA FRİG KAYA MEZARI:

Gerdekkaya Kaya Mezarı’nın 500 m kadar kuzeyindedir. Volkanik kaya kütlesinin kuzey yüzüne oyulmuştur. Arka arkaya iki odadan oluşur. İkinci oda daha sonraki bir ilavedir. Cephede girişin altında iki kısma bölünmüş panel içinde çok aşınmış figüratif kabartma bezeme önemlidir.

GERDEKKAYA MEZARI:

Doğanlı Vadisi’nde, Çukurca Köyü’nün 500 m güneybatısında, büyük bir kaya kütlesinin doğu yüzüne oyulmuştur. Dor düzeninde, üçgen alınlığı ve saçaklığı iki sütun tarafından taşınan bir tapınak cephesi biçimindedir. Anıtsal giriş holünün arkasında, iki ayrı kapıdan girilen yan yana iki mezar odası vardır. Odaların yan ve arka duvarlarında kemerli mezar tekneleri yer alır. Hellenistik Çağ’a (MÖ 3-1yy) tarihlenen mezar, Roma ve Bizans dönmelerinde bazı ilave ve değişiklikler yapılarak kullanılmaya devam etmiştir.

DEVEBOYNU KALESİ:

Çukurca Köyü’nün 1.5 km kuzeybatısında, vadi tabanından oldukça yüksek, kayalık plato üzerindedir. Kuzeydoğu yönünden dar kaya merdivenleriyle ulaşılır. Doğanlı Vadisi’ni kontrol eden bir gözetleme yeridir. Kayalığın kuzeybatı eteğinde iki Frig kaya mezarı vardır.

DOĞANLI KALE:

Uzaktan bakıldığında bir doğan başını andıran görüntüsüyle vadinin en dikkat çekici kaya yapısıdır. Kayaya oyulmuş yedi kattan oluşur. Katlar arasında geçiş kaya merdivenleriyle sağlanır. Mezar şapelleri ve depo olarak kullanılan mekanları dikkat çeker.

YAPILDAK ASAR KALE:

Yapıldak Köyü’nün 600 m kadar güney batısında kayalık bir plato üzerindedir. Doğu kısmı sarp kayalıklarla çevrilidir. Bu kesimde Frig yerleşmesine ait merdivenli büyük sarnıç ve silolar ile anıtsal, kabartma bezemeli girişi olan iki odalı bir Frig kaya mezarı yer alır. Vadi seviyesine doğru hafif bir eğimle alçalan batı kesimde Roma ve Bizans dönemlerine ait kabartma bezemeli anıtsal cephelere sahip oda mezarlar etkileyicidir.

İNLİ KAYA:

Yapıldak ve Yazılıkaya köyleri arasında, bağlantı yolunun kuzey yönünde yer alan İnli Kaya Gökçegüney (Tonra) köyünde bulunmaktadır. Bizans mezarları ve kaya mekanları vardır.

DÜBECİK KALE:

Yapıldak Köyü’nün güneyinde, ormanlık tepelerle çevrili bir kaya platosu üzerindedir. Kayalığın kuzey, batı ve güney yüzlerinde Frig ve Roma dönemlerine ait kaya mezarları vardır. Kayalığın üst kısmı düzleştirilerek bir gözetleme kalesi olarak düzenlenmiştir.

AYTEREK KALE:

Çukurca Köyü’nün hemen güneydoğusunda yükselen kayalık platonun güneydoğu kesiminde yer alır. Bir Frig kalesidir. Doğu yönde yer alan anıtsal girişine bu yöndeki kaya basamaklarıyla ulaşılır. Kale içinde ana kayaya oyulmuş mekanlar ve silo çukurları bulunur. Eteklerinde Roma ve Bizans dönemlerine ait kaya mezarları vardır.

YAPILDAK KARANLIK DERE:

Yapıldak Köyü’nün 1.3 km güneydoğusundan başlayarak Karatepe’ye doğru devam eden bir antik yoldan ulaşım sağlanır. Yapıldak’ın yaklaşık 1.5 km güneydoğusunda antik yolun güney bitişiğinde yaklaşık kare planlı bir yapıya ait kalıntılar ve bu yapının 500 m doğusunda antik yolun yaklaşık 140 m kuzeyinde bulunan volkanik kaya bloğunun doğu cephesine oyulmuş Roma dönemine ait kaya mezarı, aynı kaya bloğunun batı cephesine kazıma olarak yapılmış haçlar ve yedi kollu şamdanlar bulunuyor.

Yapıldak Köyü’nden yaklaşık 1.5 km doğu yönde başlayan ve Karatepe’nin güney eteklerinde yer alan antik ve modern maden ocağına giden antik yol boyunca yoğun taş birikintileri antik yol etrafında yoğun bir Roma yerleşimi ve tespit edilen farklı mezar tipleri ile bir nekropol alanı olduğunu göstermektedir.

SÜMBÜLLÜ ANIT:

Midas Şehri platosunun doğu eteğinde, platoya çıkan antik yolun 50 m kadar güneyindedir. Anıtın akroteri sümbüle benzetildiği için bu ad verilmiştir. Bu tip akroter sadece bu anıtta görülür. Üçgen alınlıkta orta dikmenin her iki yanında simetrik birer kabartma pencere vardır. Dikdörtgen cephe duvarı yan duvarları simgeleyen kalın bir çerçeve içine alınmıştır. Çerçevelerin üzeri kare panolarla bezelidir. Dikdötgen niş, yan duvarların arasında bütün cepheyi kaplar. İç kısmı, dama tahtası düzenini andıran kabartma ve oyma karelerle bezelidir.